x

Giriş Yapın

x

Kayıt Olun

Kaydet
PUAN DURUMU
Sıra Takım Adı O G B M Av P

Unutulmaz 10 GS-FB derbisi

Yüzün üzerinde lig derbisi oynadılar; hepsi kendi çapında unutulmaz ama 10 tanesi var ki akıllardan hiç çıkmıyor. Her biri bir efsane, her biri olay, her biri tam anlamıyla Fenerbahçe-Galatasaray!

Kaynak: FourFourTwo

FB: 1 – GS: 4 / 11 Nisan 1993

Alman Gütschow’un golüyle yedinci dakikada öne geçmiş Galatasaray’ın 43’te Mert’in sorumsuzca atılmasıyla ikinci devre çökeceği düşünülmüştü. Öyle olmadı! Tugay ve Hakan Şükür takımı sırtladı, Kadıköy ahalisine farklı bir Galatasaray galibiyeti seyrettirdi. Bunun sonucuysa sinirli Fenerbahçelilerin Dereağzı Tesisleri’ni basıp önüne gelen sarı lacivertli futbolcuyu tartaklaması oldu.

11

GS: 0 FB: 1 / 26 Mart 2000

Maçtan önce görünüm net bir şekilde şöyleydi: Galatasaray dördüncü şampiyonluğuna ve UEFA Kupası’nı kazanmaya gidiyordu; Fenerbahçe tarihinin en kötü zamanlarından birini yaşıyor, lider rakibini 17 puan geriden takip ediyordu. Karşılaşma da bu dengesizliği ortaya koyar şekilde cereyan etti ve Galatasaray tek kale oynayarak rakibini sindirdi. Sonuç: Kaleyi bulan tek bir Fenerbahçe şutu ve Johnson’un barajdan sekip Taffarel’in kalesine şandelden giren golü. Tek kelimeyle inanılmazdı. Hâlâ kimse o maçı Fenerbahçe’nin kazandığını inanamaz.

GS: 4 FB: 1 / 4 Mayıs 1991

Fenerbahçe havlu attığı ligde onurunu kurtarmak, Galatasaray dört puan ilerisindeki Beşiktaş’ı yakalamak için maça çıkmıştı. Futbol oynayan kazandı, hem de dört gol birden atarak. Avrupa gol krallığına odaklanmış Tanju’nun iki, Kosecki ve Erdal’ın gollerine Fenerbahçe sadece Aykut’un penaltısıyla yanıt verebildi. O penaltı ki Yusuf darbesiyle Rıdvan’ın düşmesine, omuz bağlarından sakatlanmasına ve ligi kapatmasına neden olmuştu. Sarı lacivertli taraftarlar kadar Yusuf da bu müdahaleyi yaptığına üzülmüş, “Keşke bıraksaydım da Rıdvan golü yapsaydı” demişti.

9 (2)

FB: 2 GS: 1 / 6 Mayıs 2001

Aralarında üç puan vardı ve maçtan sonra geriye üç hafta kalacaktı. Kazanan, büyük ihtimalle şampiyonluğu da alıp götürecekti. Gerideki Fenerbahçe’nin teknik direktörü Mustafa Denizli’nin deyişiyle “Kazanmak zorunda oldukları bir maç” oynayacaklardı. Bu zorunluluk onları kamçıladı, Ali Güneş ve Yusuf Şimşek’in golleriyle, Suat’ın golünü karşıladılar. İyi bir maç çıkartan kaleci Rüştü’nün sakatlanıp, yerini müzmin yedek Oğuz Dağlaroğlu’na bırakması tribünleri endişelendirse de maçı ve şampiyonluğu kazanan sarı lacivertliler oldu.

ali gunes

FB: 0 GS: 0 / 12 Mayıs 2012

Her şeyiyle garip sezonun, her şeyiyle garip maçı golsüz bittiğinde Kadıköy’de duyulan tek ses birkaç gencin sevinç çığlıklarıydı. Galatasaray, Kadıköy’de şampiyonluk kupası alıyordu! 3 Temmuz’da şike soruşturması başlamış, önce başkanı Aziz Yıldırım’ı, ardından da Niang, Lugano gibi yıldızlarını kaybeden Fenerbahçe, Aykut Kocaman idaresinde dik durarak mücadele etmiş, şampiyonluk düğümünün çözümünü evindeki son maça taşımayı bilmişti. Galatasaray ise sezona Fatih Terim’le başlayarak niyetini zaten belli etmişti. Sezon 5 puan önde zirvede tamamlasalar da şike soruşturması nedeniyle ligin gazı kaçmasın diye icat edilen playy-off’u oynamak durumundaydılar. Biraz hovardaca takıldılar, iki galibiyet, üç beraberlik ve bir yenilgi alarak son maçtaki 1 puana muhtaç oldular. Vaziyet bu olunca da kalelerini korumak birincil görev olarak belirlendi ve rakip 10 kişi kaldığında bile hücuma “pas verilmedi”! Son düdük çaldığında şampiyonluk sayılarında Fenerbahçe’yle durumu eşitlemişlerdi. O gün o kupayı Şükrü Saracoğlu Stadı’nda almaları birçoklarının aklından hiç çıkmıyor!

galatasaray-2012-super-sampiyon

GS: 4 FB: 4/ 5 Haziran 1983

Ali Şen soyunma odasına inmiş, futbolcularına “Başarınız galibiyetten de büyüktür” diyordu. Ali Şen gibi iddialı bir ismin galibiyetten öte gördüğü beraberliğin ardındaysa 48. dakikada 4-1 yenik duruma düşen takımının skoru 4-4’e getirmesi yatıyordu. Fener tribünleri maç öncesinde sarı kırmızı tabutu elleri üzerinde, cenaze marşı eşliğinde gezdirmişti; bu şamatanın yeriniyse 48. dakikada Galatasaraylıların “Tabelaya bakalım, göbek atalım” tezahüratı almıştı. Kimsenin cenazesi kalkmadı, kimse göbek atamadı ama Fener son iki haftaya Trabzonspor’un iki puan önünde girmenin ve ezeli rakibine yenilmemenin mutluluğunu yaşadı.

GS: 1 FB: 0 / 27 Nisan 2008

Her zaman olduğu gibi yine “tarihi” bir derbiydi; kazanan şampiyonluk yarışında büyük avantaj sağlayacaktı. Puanlar eşitti, Fenerbahçe’ye ikili averaj göz önüne alındığında beraberlik yetecekti. Bunu bilen Galatasaray yüklendi, Fenerbahçe ise bir türlü oyun kuramadı. Gol ise kimsenin çalışmadığı yerden geldi; atılan bir uzun top, kaleci Volkan ve Edu ile birlikte yükselen Nonda, ağlara giden sarı kırmızılı bir gol. Feldkamp sonrası altyapı hocası Cevat Güler idaresinde çıktığı maçta Galatasaray, ezeli rakibini yenmiş ve şampiyonluk kupasının kulpunu tutmuştu. Kazandı da…

ahmet_tokyay

FB: 5 GS: 1 / 15 Nisan 1990

3

İki takımın da kaderi aynıydı; derbiyi kazanmak ve lider Beşiktaş’ın puan kaybetmesini beklemek. Kadıköy’dekimaça Galatasaray favori olarak çıkıyordu. Fenerbahçe istikrarsızdı, bir hafta gidiyor deplasmanda Trabzonspor’u yeniyor, ardından kendi sahasında Sarıyer’e yenilerek ümitlenen taraftarını yerin dibine sokuyordu. Santra yapılınca anlaşıldı ki bu maç Fener’in maçıydı. Maçı Aykut kopardı. Daha 10. dakikada Semih tarafından ceza sahası düşürüldü; Büyük Şenol için penaltıyı atmak çok kolaydı. Golden 25 dakika sonra yine ama bu kez ceza sahası dışında düşürüldü Aykut. Türk futbolunun ilk “İmparator”u Oğuz, baraj kurmakla meşgul Galatasaray savunmasıarasında golcüyü gördü ve Simoviç bir kez daha aşıldı. Ardından Hakan, Şenol 3 ve Oğuz skoru beşledi. Sarı kırmızıların tek golü “Deli” Nezihi’nin kendi kalesine attığı topla geldi. Fenerbahçe’de keyifler öylesine yerindeydi ki Nezihi, maç sonunda soyunma odasında Schumacher’e “Sana nasıl gol attım” diye takılmaktan gocunmuyordu. Bu maç, o tarihe kadar Fenerbahçe’nin Galatasaray’a ligde en büyük farkı attığı maçtı.

GS: 5 FB: 0 / 18 Aralık 1960

efsaneye-giden-yolda-atilan-ilk-adimlar-listelist

Zor bir maç olacağı belliydi, özellikle de Galatasaray açısından. Sarı kırmızılılar derbideki rakiplerinin üç puan gerisinde maça başlıyorlardı; bir maçlarının eksik olması galibiyet halinde liderliği onlara getirme şansını taşıyordu. Asıl zorluksa golcülerin sakatlıklarıydı. Metin bir hafta önceki İzmir maçında sakatlanmış, tüm uğraşlara rağmen tam anlamıyla iyileşememişti; Bahri’ninse bacağında kırık vardı, bandajla sahadaki yerini almıştı. Bedenleri sakat olan bu iki “sağlam” adamdan Metin dört, Bahri bir gol atarak futbolun nasıl oynanacağını 28 bini aşkın seyirciye gösterdiler. Sakat haliyle en büyük rakibine dört gol atan Metin Oktay maçtan sonra “Attığım goller fevkalade bir şeyler değil” diyecek ve futbol tarihimize bir kez daha geçecekti.

FB: 6 GS: 0 / 6 Kasım 2002

İki takım 344’üncü kez karşılaşıyordu ama lig tarihinde böyle bir skor yazmıyordu. Arada sırada bu farka yaklaşılmıştı ama ya ayaklar durmuş ya da rakip geri dönmüş, bu noktaya varılmamıştı. Maçın gollü geçeceği takımlar sahaya dizildiğinde biraz belli olmuştu; Fenerbahçe, Arjantinli yıldızı Ortega’nın komuta ettiği yedi futbolcusuyla rakip kaleye yükleniyordu. Gol çabuk geldi ve  o zamanların genç futbolcusu Tuncay Şanlı kafasıyla takımını öne geçirdi. Arjantinli önce 38’de attığı gol, sonra 58’de gördüğü kırmızı kartla derbiye damgasını vurdu. Birçokları Fatih Terim ve oyuncularının eksik kalan rakibi bastıracağı, en azından beraberliği yakalayacağı düşüncesini taşırken hiç kimsenin açıklayamayacağı şeyler oldu. Önce bugünlerde Kocaelispor için ter döken Kadıköy Boğası Serhat 69 ve 75’de Mondragon’u geçti, ardından Ceyhun 79’da, Ümit Özat 87’de tarihi farkı yarattı. Maç bittiğinde hiç kimse, gerçekten hiç kimse skorboard’da yazan rakamlara inanamıyordu. Fatih Terim tarihi farkı sindirmeye çalışırken yüklendiği sorumluluğu hissederek “Suçlu benim. Yönetim kurulunun her türlü tasarrufuna saygı duyarım. Galatasaraylılar bunu hak etmedi. Onlardan özür dilerim” açıklamasını yaptı. Maçtan önce “Korkan, kaybeden” diyen Fenerbahçe teknik direktörü Werner Lorant, kariyerinin bu zirve noktasının ardından “Bu farkı beklemiyorduk” deme alçakgönüllülüğünü gösterdi. Kim ne derse desin, iki taraftan biri diğerine 7 gol atana kadar bu maçı tarih en başta yazacak.

13_fb-gs_2002

BUGÜN ÖNE ÇIKAN MANŞETLER

YORUMLAR

İlk Yorumu Siz Yapın!

Yorum Yapmak İçin Giriş Yapın!